Kategori: İlişki Yönetimi

Eşinize Duygusal Banka Yatırımı

  • Takdir edin — siz ve aileniz için yapılanları fark edin / takdirinizi ifade edin
  • Anlamak için dinleyin — cevap vermek için değil onun bakış açısını anlamak için dinleyin
  • Sevginizi ifade edin — her gün mutlaka “seni seviyorum” deyin ya da sevginizi gösteren bir şey yapın
  • İhtiyaçlarını gözetin — neye ihtiyaç duyduğunu fark edin ve daha mutlu hissetmesi için ihtiyaçlarını karşılaması konusunda destek olun
  • Sürprizler yapın — sürpriz bir çiçek, bir kutu çikolata, bir yemek rezervasyonu, evde bir film gecesi – alternatifler yaratıcılığınıza kalmış
  • Her gün mutlaka sarılın — uyanınca, uyumadan önce, evden çıkarken, eve girince fırsat yaratıp sıkı sıkı sarılın
  • Baş başa zaman geçirin — özellikle çocuklardan sonra yalnız kalmak zorlaşıyor. Baş başa olabileceğiniz fırsatları iyi değerlendirin, temas halinde iletişimde kalın.
  • Birlikte eğlenin — Eğlence sizin için ne ifade ediyorsa – birlikte spor yapmak, tavla oynamak, film seyretmek, dans etmek, arkadaşlarla olmak , birlikte gülmek bağınızı güçlendirir.

Bana göre ilişkiler birbirinin iyilik halini gözetmek için sürekli bir çaba gerektiriyor. Bu çaba iki taraflı gösterilmediğinde doğal olarak duygusal anlamda uzak hissediliyor. Bunun sonucu aynı evde yaşayıp çok az şey paylaşan, birlikte ama yalnız bireyler oluyor.

Bu yazıyı paylaş

Ailece Büyümek

Simon Sinek’in paylaştığı bu söze rastlayınca çok etkilendim. Aslında iş dünyasındaki takımlar için söylenen bu cümleyi toplumun en küçük takımları olan ailelerimize de çok uygun buldum.

Ben ailelerin de hayat akışında bir takım olarak fonksiyon göstermesi gerektiğine inanıyorum. Ailenin her bir üyesi kendini takımın vazgeçilmez bir değeri, önemli bir parçası olarak görüp, birlikte yaşanacak mutluluk ve huzur için çalışmaya motive hissettiğinde o aile ortamı nasıl deneyimlenir bir düşünsenize…

Bu yazıyı paylaş

Sevgi Ve Güven Rehberliğinde İlişki

Sizin ilişkinize hangi duygular ya da değerler rehberlik ediyor?

Sevgi ve güvenin rehberliğinde mi ilerliyorsunuz yoksa korku ve kaygının çıkmazında mısınız genel olarak?

Bazen ilişkimizde her şey yolunda gitse bile kendi içimizdeki mutsuzluk, güvensizlik, sevgisizlik, tatminsizlik bizi karşımızdaki kişiden şüphe duymaya, kaybetmekten korkmaya, sorun çıkarmaya yöneltebilir. Her şeyi olduğundan kötü algılarız, negatif senaryolar kurmaya meyil ederiz. Kendi yaralarımızın, duygularımızın, ihtiyaçlarımızın farkında değilsek ve kendimizi iyileştirmek için çaba göstermezsek ilişkimize gerçekten zarar verebiliriz. Böyle bir durumda eşimizin duygusal zekası, anlayışı, davranışın ötesini görebilme becerisi önem kazanır; fakat bir yetişkin olarak farkındalıkla davranmak bizim sorumluluğumuz. Dolayısıyla çocuk gibi kapris yapıp sürekli karşı tarafın bizi alttan almasını, anlayışlı olmasını beklemek pek gerçekçi değil. Hiçbir ilişkide her zaman bir taraf verici pozisyonda olamaz. Uzun vadede o ilişki ve o kişi çok yıpranır.

Bu yazıyı paylaş

Çatışma Çözüm Aşamaları

Çatışma yaşanmayan ev yok. Çatışmaların yaşandığı durumları bir uçta kavgaya dönüşmesi bir diğer uçta da tatlılıkla çözülmesi gibi düşünebiliriz. Önemli olan kavgaya dönüşme ucuna gitmeden ortalarda veya huzurla çözmeye yakın bir yerde ilişkimizde hasara ve kırılmalara yol açmadan çatışma ortamını sonlandırabilmek.

  1. Dinle: Öncelikle karşımızdaki kişiyi çoğu zaman dinlemiyoruz. Konuşmasına izin vermeden cevabı ya da kişiliğine etiketi yapıştırıyoruz. Biraz konuşsa biz altta kalmamak için ne cevap versek diye düşünmeye başladığımız için yine dikkatimizi onun söylediklerine vermemiş oluyoruz. Eşiniz telefonu elinizden bırakmanızı istediğinde ve bunun için size bir şeyler söylemeye başladığında önce dinleyin.
Bu yazıyı paylaş

Evlenmeden Önce Kırmızı Bayraklar

“Eşinizle en büyük sorununuz nedir?” sorusuna aldığım yanıtlar beni bu paylaşımı yapmak için harekete geçirdi. Pek çoğumuz için bu kırmızı bayrakların farkına varmak konusunda artık çok geç olduğunun farkındayım. Yani evlendik bile, çocuklarımız oldu, yıllar geçti, yaşayıp gidiyoruz. Fakat bu kırmızı bayrakları çoğumuz evlenmeden önce fark ediyoruz aslında. Ama bir şekilde ya görmezden geliyoruz, ya da bile bile lades oluyoruz.

Aklıma gelenleri 9 başlıkta toparladım:

  1. Kültür / Aile bağları farklılıkları: Her birimiz farklı ailelerde bambaşka bir kültür içinde yetişiyoruz. Aynı şehirden ya da benzer coğrafi bölgeden olmak aynı kültürden geleceğimizi göstermiyor. Farklılıkları kucaklamak çok güzel; ancak eğer başlangıçta tanıdıkça eşinizin ailesiyle, aile kültürüyle, aile bağlarıyla ilgili bazı şeyler sizi rahatsız ediyorsa; bilin ki bunlar rahatsızlık vermeye devam edecek. Örneğin; düğününüzle ya da evlenince oturacağınız evle ilgili kararlarda sizin söz hakkınız olmadıysa her şeye “bizde böyle” diyerek eşinizin ailesi karar verdiyse bu bir kırmızı bayrak olabilir. Size göre de doğrusu buysa hiç sorun yok. Zaten o zaman ortada bir kırmızı bayrak olmaz. Eğer bir tarafın aile kültüründe erkek çocukları daha değerli görme yatkınlığı hissederseniz; bilin ki sizin de doğacak erkek çocuğunuz yerlere göklere sığmayacak; ancak kız çocuğunuz aynı kıymeti görmeyecek. Bu size göre yanlışsa çocuklarınız olduktan sonra o aileyi değiştiremezsiniz. Evlenmeden önce size uygun olmayan bazı fikir ve kültür farklılıklarını anlamanız önemli.
Bu yazıyı paylaş

Kendimi Kontrol Etmenin 9 Adımı

Ebeveynliğimde bana sürekli rehberlik eden cümle “Müthiş ebeveynlik kendini kontrol etmeye başlayıp; çocuğu kontrol etmeyi bıraktığında gerçekleşir.” Bu o kadar doğru bir yaklaşım ki; bunun farkına vardığımız anda tüm ebeveynlik deneyiminiz başka bir boyut kazanabilir.

Dünkü ankette %67 oranında “kendimi kontrol edemiyorum – olmuyor olmuyor” sonucu çıkınca bu paylaşımı yapmak istedim. Kendinizi kontrol edebilmek adına neler yapabilirsiniz?

Bu yazıyı paylaş

Güvenli Bağlanan İlişkiler

22-23 Mart’ta Psikoloji İstanbul’un organize ettiği Dr. Stan Tatkin’in online olarak gerçekleşen “Güvenli Bağlanan İlişkiler” eğitimindeydim.

Romantik ilişkilerin “güvenli” bağlanması ne demektir? Nasıl olur? Güvensiz bağlanmadan gelen iki kişi ilişkilerinde güvenli bağlanmayı sağlayabilirler mi? Güvenli bağlanmış ilişkilerin özellikleri nelerdir? Bu konularda edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.Öncelikle evet iyi haber: kişiler güvensiz bağlanma geçmişine sahip olsalar da farkındalıkla ve çabayla güvenli bağlanan bir ilişki yaşayabilirler. Güvenli fonksiyon gösteren bir ilişki iki kişinin güven temelinde yaptığı bir anlaşmadır.

Bu yazıyı paylaş

İyi Bir Özrün Bileşenleri

Özür dilemek ilişkileri tamir etmek için ne kadar önemli değil mi?

Bazen tek beklediğimiz bir özürdür karşı taraftan kırılan kalbimizi ya da egomuzu toparlamak için. Bazen çocuklarımıza “özür dilemen lazım” deriz yanlış bir şey yaptıklarında bizlere, arkadaşlarına, kardeşine vs. Bazen bizim özür dilememiz gerekir; ya kuru bir özür dilerim deriz; çoğu zaman da doğru kelimeleri bir araya getiremeyiz.

Bugün sizlerle doğru kelimeleri bir araya getirmenin yöntemini paylaşacağım.

Bu yazıyı paylaş

İlişkide Uyum Dansı

Çevrenizde çok sayıda “gerçekten” mutlu ilişkiye rastlıyor musunuz?

Sosyal medyada yansıtılandan bahsetmiyorum. Gerçekten tanıdığınız, ilişkilerine tanıklık ettiğiniz çiftlere baktığınızda gıpta ettiğiniz ilişkiler var mı? Bunların ortak özelliklerini hiç düşündünüz mü? Bu insanlar ne yapıyorlar da birbirleriyle güçlü bağlantı içinde, sevgi, ilgi, şefkat dolu, tatmin duygusu içinde bir ilişki sürdürüyorlar? Sadece şanslılar mı? Yoksa ince eleyip sık dokuyarak mı yapmışlar eş tercihlerini? Ya da mantık evliliği mi yapmışlar? Nasıl yorumluyorsunuz?

Bu yazıyı paylaş

Zamanın Dengeli Paylaşımı

Eğitimlerde üzerinde durduğum çok önemli bir konuyu paylaşmak istiyorum sizlerle. Thomas Gordon yaşamın huzurlu devamı için günlük mecburi işlerin dışındaki zamanın 3 parçaya bölünmesini ve zaman paylaşımı dengesinin sağlanmasını tavsiye ediyor.

  1. Ailece Geçirilen Zaman: Bu zaman dilimi hep birlikte yapılan bir etkinlik, belki izlenen ve üzerine sohbet edilen bir film, bir tiyatro, bir konser, yenen bir yemek, oynanan bir oyun, ziyaret edilen müzeler, parklar, hayvanat bahçesi, akvaryumlar vs. olabilir. Sadece evde oturup sohbet edilen bir süre de olabilir. Ailenin birlik içinde kaliteli zaman geçirmesi gerçekten önemli. Bu zaman dilimi ailenin paylaşım, bütünlük, eğlence, aidiyet değerlerini yaşamasını sağlar ve anne babanın etkililiğini arttırır.
Bu yazıyı paylaş