Kategori: Bağlanma

Zorlu Duygulardan Geçebilmek

Son iki yazımda ağlamanın olumlu etkilerini ve çocuğumuza ağlamasına izin verirken tavrımızın nasıl olması gerektiğini konuştuk. Sonra aklıma bu başlık geldi; “zorlu” tabir ettiğimiz, olumsuz olarak nitelendirdiğimiz duygulardan geçmenin sonuçları neler olabilir? Çocuğumuz hiç bu zorlu duyguları tatmasın, hiç üzülmesin, hiç sinirlenmesin, hiç sıkılmasın, hiç endişelenmesin, hiç korkmasın isteyebiliriz. Ebeveyn olarak onu bu duygularla tanıştırmaktan kaçınmak, hep korumak içgüdüsünde olmamız çok doğal.

Peki bu duyguları hissetmenin, bu duygulardan bizim güvenli rehberliğimizde geçebilmenin çocuklara etkisi ne olur? Birlikte buna bakmak istedim bugün.

Bu yazıyı paylaş

Çocuğun Birey Olarak Varlık Göstermesi

Doğum sıvı bir çevreden hava bir çevreye geçilen radikal bir değişimdir. Bebek anneden ayrılır ve yeni bir kimlik ortaya çıkar.

Doğum öncesi anne ve bebek bir bütün. Dünyaya geldikten sonra ikisi için de yaşanan şok dönemi yeniden bağlanmayı gerektirir. Bağlanma iki varlık arasındaki çok yoğun ve yakın bir ilişki olarak tanımlanabilir. Bu bağ anneyi yoğun bir şekilde kendini çocuğa adamış hale getirir. Hatta bazen eşini ve kendi hayatını unutur. Anneliği doğru şekilde yapması gerektiğini düşünür.

Bağlanma sevgiyle inşa edilir. Yetişkinin çocuğa ne kadar şefkatle müdahil olduğu, ona bir birey olarak ne kadar şefkatle yanıt verdiği belirleyicidir. Bu en baştan ilişki kurmakla ilgili.

Bağlanma temas kurmaya, çocuğunuzu tanımaya, bir ilişki kurmaya ne kadar istekli olduğunuza bağlıdır. Çocuklar bağ kurmaya her zaman açıktır. Yetişkinin kendini ayarlaması gerekir.

Bu yazıyı paylaş

Güvenli Bağlanan İlişkiler

22-23 Mart’ta Psikoloji İstanbul’un organize ettiği Dr. Stan Tatkin’in online olarak gerçekleşen “Güvenli Bağlanan İlişkiler” eğitimindeydim.

Romantik ilişkilerin “güvenli” bağlanması ne demektir? Nasıl olur? Güvensiz bağlanmadan gelen iki kişi ilişkilerinde güvenli bağlanmayı sağlayabilirler mi? Güvenli bağlanmış ilişkilerin özellikleri nelerdir? Bu konularda edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.Öncelikle evet iyi haber: kişiler güvensiz bağlanma geçmişine sahip olsalar da farkındalıkla ve çabayla güvenli bağlanan bir ilişki yaşayabilirler. Güvenli fonksiyon gösteren bir ilişki iki kişinin güven temelinde yaptığı bir anlaşmadır.

Bu yazıyı paylaş

Sarılmanın İyileştirici Gücü

Dün dünya sarılma günüydü; bundan ilham alarak sarılmanın iyileştirici gücü üzerine yazmak istedim.

Aile terapisti Virginia Satir diyor ki; “Hayatta kalmak için günde dört sarılmaya, hayatı koruyucu bakımla geçirmek için günde sekiz sarılmaya, büyümek için günde 12 sarılmaya ihtiyacımız var.” Bu kadarı da fazla ya da abartılı dediğinizi duyar gibiyim; ama değil. Bence ne kadar fazla sarılırsak o kadar iyi.

Sarılmanın bizleri daha sağlıklı ve mutlu yaptığı kanıtlanmış bir bilimsel gerçek. Nasıl mı?

Bu yazıyı paylaş

Oyun Oynamak Bağlantı Kurmanızı Sağlar

Birlikte oyun oynamak çocuğunuzla bağlantı kurmanızı ve o bağı güçlendirmenizi sağlar. İyi anne babalığın %80’i kurulan bağlantı diyor uzmanlar. Ben de tüm kalbimle katılıyorum. Çocuğumuzla etkili iletişim kurmak için o bağı kurduğumuza emin olmamız gerekiyor.

Bağlantı sayesinde çocuk güvende olduğunu ve sevildiğini hissediyor. Bu hislere sahip çocuk keşfetmeye, öğrenmeye ve büyümeye hazır oluyor.

Bu yazıyı paylaş

Babalar Gününüz Kutlu Olsun

Herkes baba olabilir; ama çocuğuyla gerçek bir bağ kurarak onun büyümesine eşlik ve tanıklık eden, koşulsuz sevip bunu gösterebilen, sevgilerini emekle besleyip büyüten babaların çoğaldığını görerek seviniyorum son yıllarda.

Bu konudaki farkındalığın oluşması ve artması için de elimden ne gelirse yapmaya çalışıyorum.

Bu yazıyı paylaş

Çocuğunuzun İhtiyacı Duyulmak ve Anlaşılmak

Çocuklarımız duygularını çok büyük yaşıyor ve duygularını abartılı ifade ediyor olabilirler. Çocukların elinden başka türlüsü gelmez.

Onlara bu duygu yoğunluğunu bize yansıttıkları için her zaman evet dememiz gerekmiyor. Hayır diyor olsak da kendilerini duyulmuş ve anlaşılmış hissetmelerini sağlamamız gerekiyor. Tüm insanlar duyguları kabul gördüğü anda iş birliğine daha yatkın olurlar ve çocuklarımız için de aynı kural geçerli.

Bu yazıyı paylaş

Bağınızı Güçlendirmek İçin Koşulsuz Sevginizi İfade Edin

Bugün ve her gün çocuğunuza gülümseyin, sarılın, nazik davranın, onu etkin şekilde dinleyin, samimiyetle kabul edin, oyun oynayın, onun dünyasına girin, çatışmaları birlikte çözün, yaşamda rehberlik edin, model olun, doğal olun, bildiklerinizi, deneyimlerinizi, geçmişinizi paylaşın, güzel anlar biriktirin…

Bunları bugün ve her gün yaptıkça bağınız güçlenecek, ilişkiniz iyileşecek.

Bu yazıyı paylaş

Ağlamak İyi Midir?

Bunu okuyunca pek çok anne-baba “niçin izin vereyim ki?”,“benim çocuğum hiç ağlamasın”,“ben ağlayayım; o yeter ki ağlamasın”, gibi cümleler kurabilir. Tabii ki sizi duyuyorum ve anlıyorum; keşke öyle bir dünya mümkün olsa ve bizler çocuklarımızı her türlü incinmeden, zorluktan koruyabilsek. Fakat öyle bir dünya yok. Hayat dediğimiz şey son derece gerçek… ve nefes aldığımız her an pek çok duygunun yanında üzülmek, incinmek, canı yanmak, hayal kırıklıkları, haksızlıklar gibi gayet olağan duygular da var.

Bu yazıyı paylaş