Çocuğunuzun İhtiyacı Duyulmak ve Anlaşılmak

Çocuğunuzun İhtiyacı Duyulmak ve Anlaşılmak

Çocuklarımız duygularını çok büyük yaşıyor ve duygularını abartılı ifade ediyor olabilirler. Çocukların elinden başka türlüsü gelmez.

Onlara bu duygu yoğunluğunu bize yansıttıkları için her zaman evet dememiz gerekmiyor. Hayır diyor olsak da kendilerini duyulmuş ve anlaşılmış hissetmelerini sağlamamız gerekiyor. Tüm insanlar duyguları kabul gördüğü anda iş birliğine daha yatkın olurlar ve çocuklarımız için de aynı kural geçerli.

Çocuğunuz sizden bir şey istediği zaman hemen hayır diyerek mantıklı sebeplerinizi sunmak yerine; duygularını paylaşın, istediği şey her ne ise onun için değerini anladığınızı gösterin.

Bir örnek vermek gerekirse; 6 yaşındaki çocuğunuz markette büyük sevimli bir oyuncak ayı gördü ve ona dokunup almak için yöneldi. Fakat siz bu ayıyı alıp eve götürmek istemiyorsunuz; çünkü evde buna benzer pek çok oyuncağı var ya da taşıyacak durumunuz yok ya da çok pahalı ve bütçeniz el vermiyor. Sebebiniz her ne olursa olsun; o anda “hayır o ayıyı almıyoruz” demek yerine; çocuğun duygularıyla bağ kurmayı deneyin. Onun ayıyı ne kadar sevimli bulduğunu anlayın. Diz çökün ve çocuğunuzla göz teması kurup birlikte ayıya dokunarak “ne kadar sevimli bir ayı, çok tatlı siyah gözleri var. Nerede yaşıyordur dersin? Kutuplarda mı? Oooo orası çok soğuk değil mi? Arkadaşları da var mıdır? Arkadaşları kimler olabilir? Penguen! Evet!…. Ben de bu ayıyı çok sevdim, ona şimdi hoşçakal diyelim, evdeki ayılarımız bizi merak etmişlerdir” vs.. diye konuşarak onun dünyasına ait bir sohbet başlatın.

Sizin bu tavrınız karşısında çocuğunuz ayıyı almak konusunda inat yapmayıp hatta alma isteğini unutup ayıya mutlulukla “hoşçakal” diyecektir.

İyi ebeveynliğin %90’ı kurduğunuz bağlantıdır. Bu yüzden göz teması, dokunuş, dinleme ve anlama böyle bir durumda kullanmamız gereken temel beceriler. Duyulmuş ve anlaşılmış hisseden bir çocuk size en derin güven bağıyla bağlanır. Ve aranızdaki bu güven etkinizi büyütür.

Bu yazıyı paylaş