Zamanın Dengeli Paylaşımı

Zamanın Dengeli Paylaşımı

Eğitimlerde üzerinde durduğum çok önemli bir konuyu paylaşmak istiyorum sizlerle. Thomas Gordon yaşamın huzurlu devamı için günlük mecburi işlerin dışındaki zamanın 3 parçaya bölünmesini ve zaman paylaşımı dengesinin sağlanmasını tavsiye ediyor.

  1. Ailece Geçirilen Zaman: Bu zaman dilimi hep birlikte yapılan bir etkinlik, belki izlenen ve üzerine sohbet edilen bir film, bir tiyatro, bir konser, yenen bir yemek, oynanan bir oyun, ziyaret edilen müzeler, parklar, hayvanat bahçesi, akvaryumlar vs. olabilir. Sadece evde oturup sohbet edilen bir süre de olabilir. Ailenin birlik içinde kaliteli zaman geçirmesi gerçekten önemli. Bu zaman dilimi ailenin paylaşım, bütünlük, eğlence, aidiyet değerlerini yaşamasını sağlar ve anne babanın etkililiğini arttırır.
  2. Birebir Geçirilen Zaman: Bu zaman dilimi eşlerin yalnız birbiri ile, annenin ya da babanın sadece bir çocuğuyla birebir geçirdikleri zamandır. Sağlıklı ve güvenli ilişkinin kurulması ve devamı için her bireyin birbiriyle doyurucu iletişim içinde olacağı bir süreye ihtiyacı var. Örneğin eşlerin çocuksuz çıkıp sohbet edebileceği bir yemek, akşam çocuklar uyuduktan sonra izlenen bir film, birlikte yapacakları bir hobi, birebir her türlü paylaşım bu alana giriyor. Annenin ya da babanın teke tek çocuğuna zaman ayırması, sohbet etmesi, alışverişe çıkması, spor yapması, oyun oynaması, mutfakta birlikte yemek yapması, kitap okuması vb. Etkinlikler bu alana giriyor. Bu zamanlar güven bağını çok güçlendiriyor ve yine ilişkideki etkililiği  arttırıyor.
  3. Yalnız zaman: Bu da sadece kendinize ait, istediğiniz, ruhunuzu besleyen, özünüzü yaşatan etkinliklere vakit ayırdığınız zaman dilimi. İhmal edilmeye en yatkın olan; fakat bireysel mutluluğunuz, iç huzurunuz için en gerekli olan süre. “Ben” olarak var olamadıkça “biz”i yaşatmak zorlaşır. Bu yüzden size iyi gelen şeylere vakit ayırmak için bilinçli çaba göstermek, yardım istemek, mükemmel olma kaygısı taşımadan yeterince iyi halinizle kendinizi sevmek, affetmek, şefkat göstermek anahtar. Siz mutlu olmadan ailenize de mutluluk yansıtamazsınız. Unutmayın ki enerji bulaşıcıdır.

Hep üzerinde durduğum bir konu var ki; o da yeni anne baba olduğunuzda tüm bu söylediklerimin askıya alınması doğaldır. Normaldir. Bu süreci de olduğu gibi görüp kabullenmek gerekir. Yeni doğan bir bebeğin tüm öncelikleri ele alması tabii ki beklenen ve olması gereken bir şey. Bu süreç her aile için farklı ilerler. Kimisi 3 ayda zaman dengesini oturtmak için adımlar atabilirken kimisi 3 yılda o noktaya gelebilir. Her ailenin iç dinamiği farklıdır ve kendi huzurları için gerekeni en iyi kendileri bilirler. Bazen bilmek uygulamaya koymaya yönelik itici kuvveti oluşturmaz. O durumda belki bu yazı bir fayda sağlar.

Bir diğer üzerinde durmak istediğim konu da; babaların çocukla birebir zamanı. Bu süreci bebeklik döneminde ne kadar erken başlatabilirseniz o kadar iyi. Burada birinci görev annelere düşüyor; babalara güvenmek ve koşullar el verdikçe onları yalnız bırakmak. Erkek yapamaz, bakamaz gibi ön yargınız varsa onlara bir şans verin. Bu hem anne olarak size nefes alma zamanı tanır; hem de baba ve bebeğin bağlanmasına büyük katkı sağlar.

İkinci görev de babalara; kendinize güvenin! Bu fırsatı iyi değerlendirip konunun önemini kavrayarak kendinize bir şans verin. Baba olarak bebeğinizin / çoçuğunuzun bakımından ve gelişiminden eşit derecede sorumlu ebeveyn olarak bolca birebir zaman geçirmeye çalışın. Yıllar geçtikçe “yahu bu çocuk niçin her konuda annesine koşuyor?” Diye düşünmek istemiyorsanız o bağı kurun. Bağ = güven = etki. Aile içindeki bağlar ne kadar kuvvetliyse büyüdükçe artacak dış etkenlere karşı o kadar korunaklı olur çocuğunuz.

Son olarak çocuk sahibi olduktan sonra eşiyle eski ilişkisini özleyen çok anneye ve babaya rastlıyorum. Anneler diyor ki; eşim benim eskisi gibi ona öncelik vermemi, aynı derecede bakımlı, ilgili, sevgi dolu olmamı bekliyor. Babalar da diyor ki; ne yapsam yetmiyor, eşim hep gergin, yorgun. Öncelikle şunu fark etmek gerekiyor ki; bu yeni ebeveynlik rolünde bir takımsınız. İki yetişkin olarak iş bölümü yapmak, sorumlulukları paylaşmak, zaman paylaşımını doğru yaparak birbirinize alan açmak ikinizin de farkındalıkla üzerinde çalışması gereken bir alan. Bu konuya başka bir yazıda tekrar değineceğim.

Sizler zaman paylaşımı konusunda hangi noktadasınız? Bu yazıyla neler fark ediyorsunuz? Neleri hangi yönde değiştirmek istersiniz? Bu değişiklikler ailenizi ve sizi nasıl etkiler? Paylaşırsanız çok sevinirim.

Bu yazıyı paylaş