Etiket: farkındalık

Çocuğumun Zorbalık Mağduru Olduğunu Nasıl Anlarım?

Pek çok çocuk için eve gelip okulda zorbalığa uğradığını anlatmak zor olabilir. Anlatmamasının sebebi utandığı için de olabilir, sizin nasıl tepki vereceğinizi bilmediğinden de olabilir. İçten içe kendini yetersiz ya da değersiz hissediyor ve zorbanın haklı olduğunu düşünüyor olabilir. Onun bazı hareketlerinin veya görüntüsünün zorbalığa sebebiyet verdiğini hissedebilir.

Bu yüzden aileler olarak bizlerin çocuklarımızı doğru gözlemlememiz, okul deneyimleri ve arkadaşlık ilişkileri hakkında iletişim kanallarını açık tutmamız gerekir. Peki nasıl belirtiler konusunda uyanık olmakta fayda var birlikte bakalım:

Bu yazıyı paylaş

Çocuğunuz Zorbalığa Uğruyorsa

ZORBALIĞA UĞRAYAN ÇOCUĞUNUZA NASIL YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ? 

  1. Çocuğunuzu Dinleyin 

Duyacağınız şeyler her ne kadar canınızı acıtsa da olabildiğince nötr şekilde dinlemeye çalışın. Destekleyici olmanız fakat tepkisiz kalmanız önemli; çünkü sizin üzüntünüz, öfkelenmeniz onu paylaşmaktan alıkoyabilir.

Sorabileceğiniz en iyi soru “Nasıl destek olabilirim?” olacaktır.

Bu yazıyı paylaş

Çocuğunuza Duygusal Banka Yatırımı

  • Doğruları yakalayın – takdir edin
  • Sevginizi ifade edin – her gün “seni seviyorum” deyin. Sevginizin koşulsuz olduğunu hissettirin.
  • Duygusunu görün – davranışı değil; altındaki duyguyu fark edin ve ifade edin.
  • Bölünmeden zaman ayırın — ona zaman ayırdığınızda sizi bölecek şeyleri ortadan kaldırın. Telefonu, televizyonu kapatın.
  • Anlamak için dinleyin — yargılamak ya da her zaman ders vermek için değil; onun dünyasını, duygularını, ihtiyaçlarını anlamak için dinleyin.
  • Birlikte eğlenin — oyun oynayın, dans edin, şarkı söyleyin, onların küçük dünyasına dahil olun.
  • Baş başa zaman geçirin – aile zamanı dışında birebir zamanları da paylaşın
  • Sımsıkı sarılın – uyanınca, uyumadan önce, evden çıkarken, eve gelince, oyunlarda birbirinizi bulunca

Çocuklarımızla güven ilişkimizi onlarla bağlantıda kalarak koruyabiliriz. Bunun yolu da onların duygusal bankalarına yatırım yapmaktan geçiyor. Bu yatırım maddeleri ilişkimizi, bağlantıyı kopardığımız kriz anlarında bir koruma kalkanı gibi koruyor.

Bu yazıyı paylaş

Eşinize Duygusal Banka Yatırımı

  • Takdir edin — siz ve aileniz için yapılanları fark edin / takdirinizi ifade edin
  • Anlamak için dinleyin — cevap vermek için değil onun bakış açısını anlamak için dinleyin
  • Sevginizi ifade edin — her gün mutlaka “seni seviyorum” deyin ya da sevginizi gösteren bir şey yapın
  • İhtiyaçlarını gözetin — neye ihtiyaç duyduğunu fark edin ve daha mutlu hissetmesi için ihtiyaçlarını karşılaması konusunda destek olun
  • Sürprizler yapın — sürpriz bir çiçek, bir kutu çikolata, bir yemek rezervasyonu, evde bir film gecesi – alternatifler yaratıcılığınıza kalmış
  • Her gün mutlaka sarılın — uyanınca, uyumadan önce, evden çıkarken, eve girince fırsat yaratıp sıkı sıkı sarılın
  • Baş başa zaman geçirin — özellikle çocuklardan sonra yalnız kalmak zorlaşıyor. Baş başa olabileceğiniz fırsatları iyi değerlendirin, temas halinde iletişimde kalın.
  • Birlikte eğlenin — Eğlence sizin için ne ifade ediyorsa – birlikte spor yapmak, tavla oynamak, film seyretmek, dans etmek, arkadaşlarla olmak , birlikte gülmek bağınızı güçlendirir.

Bana göre ilişkiler birbirinin iyilik halini gözetmek için sürekli bir çaba gerektiriyor. Bu çaba iki taraflı gösterilmediğinde doğal olarak duygusal anlamda uzak hissediliyor. Bunun sonucu aynı evde yaşayıp çok az şey paylaşan, birlikte ama yalnız bireyler oluyor.

Bu yazıyı paylaş

Kızım Seni Ali’ye Vereyim mi?

Birkaç hafta önce sahilde bir mekanda
Bir anaokulu mezuniyet gecesine denk geldim
Çok özenli hazırlıklar sonrası
İlk gösteri yapacak grup anons edildi

Sahneye 1 kız ve 4 oğlan çocuğu çıktı
Oğlanlardan biri kızın babası rolünde
Ona bir pala bıyık takılmış
Diğer 3 oğlan kızın karşısında duruyor

Hepimizin bildiği
Kızım seni Ali’ye vereyim mi şarkısı çalmaya başladı
Çocuklar da canlandırma yapıyorlar müzikle birlikte
Anonsları yapan okulun sorumlusu velileri alkışa teşvik ediyor

Bu yazıyı paylaş

Toksik Ebeveynlerden İyileşme Süreci

İçinde büyüdüğümüz aile her şekilde bireyin özdeğeriyle ilgili duygularını, başkalarına karşı algısını ve insanlara güvenip güvenemeyeceği konusundaki inancını, ve dünyaya bakışını etkiler. Dünyayı nasıl gördüğümüz, nasıl ilişki kurduğumuz, olayları, mekanları nasıl algıladığımızın temeli ailede atılır.

Eğer şimdiye kadar olan yazılardan toksik bir ailede büyüdüğünüzü veya toksik etkilere maruz kalmakta olduğunuzu fark ettiyseniz, öncelikle bu aydınlanmayı sindirmeye çalışın. Bu farkındalık sizi özgürleştirecek ve belki de izin verirseniz büyütüp geliştirecek. Daha önce de belirttiğim gibi bu davranışlara maruz kalıp bunları normalleştirmiş olabilirsiniz. “Anne babalar hep böyle davranır”, “onlar sadece benim iyiliğimi istedi hep” diye size zararını görmezden gelmiş olabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

Yetişkinliğinizde Toksik Ebeveynleriniz Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Yetişkin halinizle

  • Ebeveynleriniz size hala çocuk gibi davranıyor.
    • Çocuk gibi seviyor
    • Sınırlarınızı ihlal ediyor
    • Aile yaşantınıza müdahale ediyor
    • Fazla korumacı davranıyor
  • İstediklerini yapmanız için duygu sömürüsü yapıyor, size kendinizi suçlu hissettiriyor.
    • Para vererek
    • Para vermeyerek
    • Sizi manipüle ediyor
  • Ebeveynlerinizle bir araya geldikten sonra yoğun fiziksel ağrılar veya duygusal çökkünlük hissediyorsunuz.
    • Bir araya gelmek size iyi hissettirmiyor.
  • Ebeveynlerinizin beklentilerini hiçbir zaman karşılayamayacağınızı hissediyorsunuz.
    • Asla onların istediği mükemmel / hayırlı / başarılı / becerikli / duyarlı çocuk olamadınız.
  • Ebeveynlerinizin kendi hayatı var ve siz o hayatın hiçbir yerinde yoksunuz.
    • Sizi aramıyor, sormuyor.
    • Görmek istemiyor.
    • Duygularınızı yok sayıyor.
    • Artık bir yetişkin olduğunuz için anne babalık görevinin bittiğini düşünüyor.
Bu yazıyı paylaş

Çocukluğunuzda Toksik Ebeveynleriniz Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Çocukluğunuzda

  • Ebeveynleriniz size değersiz hissettirdi. Duygusal tacize maruz kaldınız.
    • Salak!
    • Ne beceriksizsin!
    • Off! Bıktım senden!
  • Sizi “disipline etmek” için fiziksel şiddet uyguladılar.
    • Kızınca tokat atmak
    • Canınızı acıtarak sürüklemek
    • Uzaklaştırmak için itmek, tekmelemek
Bu yazıyı paylaş

Toksik Ebeveyn Davranış Modelleri

Şiddet deyince genelde fiziksel şiddeti düşünüyoruz; ancak duygusal şiddet de fiziksel şiddet kadar yaralayıcı çocuklar için. Bir ömür boyu benliklerini zedeleyen sonuçları var. Geçen yazıda sözcüklere yansımasını ele almıştık. Şimdi de davranışlarımıza ve ebeveynlik tarzımıza yansımasını konuşacağız.

  1. Çocuğu kendi malı ve uzantısı olarak görürler. – Toksik anne babalar çocuklarını fazla sahiplenerek kendi malı gibi üzerinde hak iddia ederler. Kendi yaşam tarzlarını, kendi doğrularını, kendi inançlarını  mutlak doğru olarak kabul edip çocuğa da bunu empoze etmeye çalışırlar. “Benim çocuğum böyle dans etmez”, “Benim çocuğum zayıf not almaz”, “Benim çocuğum beni üzmez” gibi kendi yakıştırdıkları davranış kalıplarını ve mükemmeliyetçi beklentilerini çocuğun üzerine yüklerler. Böyle ailelerin çocukları hiçbir zaman kendi özgün benliklerini bulamaz, kendilerini gerçekleştirecek alan bulamazlar. Bazen de kendi hayallerini, isteklerini ve ideal yaşam hedeflerini çocukların üzerinden gerçekleştirmeye çalışırlar. Örneğin kendi Anadolu Lisesi kazanamamıştır, çocuğuna kazanması için baskı yapar. Tenis öğrenmek hep içinde kalmıştır, çocuk istemese de mutlaka onu tenis kursuna yazdırır ve devam etmesi için baskı yapar. Bu anne babaların söylediği cümle “Ne var? Kötü bir şey mi istiyorum? Çocuğum için en iyisini istiyorum”dur.. Tabii ki Anadolu Lisesi kazanmak ya da tenis öğrenmek kötü şeyler değil ama buradaki sıkıntı çocuğa kendi yetenekleri ve istekleri doğrultusunda alan açmayıp kendi isteklerini empoze etmektir. Çocuklardan da sıklıkla “ben sen değilim” savunmasını duyarız. Kendi tercihlerini yaşamak istese de çocuk çoğu zaman anne babasını üzmemek, hayal kırıklığına uğratmamak adına boyun eğer. Bazen de gizlice kendi istediklerini yapmaya çalışır; çünkü paylaşırsa asla kabul görmeyeceğini bilir. Ama o zaman da suçluluk duygusu içini kemirir. İç huzuruyla kendi seçimlerinin sonuçlarını yaşayamaz.
Bu yazıyı paylaş

Toksik Ebeveyn Cümleleri

Çocuklarımıza nasıl konuştuğumuz, nasıl davrandığımız onların ruh sağlığı açısından çok belirleyici. “Ben çocuğuma hiç el kaldırmadım” diyen bir ebeveyn yeterince iyi bir ebeveyn midir? Ruhsal olarak sağlıklı bir çocuk büyütüyor diyebilir miyiz? Bunun cevabını bilemeyiz.

Şiddet deyince genelde fiziksel şiddeti düşünüyoruz; ancak duygusal şiddet de fiziksel şiddet kadar yaralayıcı çocuklar için. Bir ömür boyu benliklerini zedeleyen sonuçları var. Belki de çocuğunuza bilmeden duygusal şiddet uyguladınız ya da uygulamaya devam ediyorsunuz. Belki de çocukken size bunlar yapıldı ve söylendi ve siz de anne babaların böyle davranmasını “normal” değerlendiriyorsunuz… Belki de içinizdeki yaranın hala kanadığını fark etmediniz…

Peki, neler söyler toksik ebeveynler, gelin birlikte bakalım:

Bu yazıyı paylaş
1 2 3 5