Ay: Mart 2019

Beni Duyuyor Musun?

Her gün çocuklarımız bize yüzlerce değişik yolla bu soruları soruyorlar: “Beni duyuyor musun?” “Beni görüyor musun?” “Önemli miyim?” Ve davranışlarıyla da bu sorulara verdiğimiz cevapları yansıtıyorlar. (L.R.Knost)

Çocukların davranışlarına takılıp altındaki ihtiyacı fark etmediğimizde bu soruları duyamayız. Çünkü çocuklar hiçbir zaman açıkça “Anne beni görmen için yaramazlık yapıyorum” ya da “Beni duyman için gürültü yapıyorum/ağlıyorum” ya da “Önemimi anlamak için bacağına yapıştım” demez. Davranışlarıyla bizim onlara karşı ne kadar duyarlı olduğumuzu, duygularının ne kadar farkında olduğumuzu, onları ne kadar anladığımızı test ederler ve yansıtırlar.

Bu yazıyı paylaş

Ağlamak İyi Midir?

Bunu okuyunca pek çok anne-baba “niçin izin vereyim ki?”,“benim çocuğum hiç ağlamasın”,“ben ağlayayım; o yeter ki ağlamasın”, gibi cümleler kurabilir. Tabii ki sizi duyuyorum ve anlıyorum; keşke öyle bir dünya mümkün olsa ve bizler çocuklarımızı her türlü incinmeden, zorluktan koruyabilsek. Fakat öyle bir dünya yok. Hayat dediğimiz şey son derece gerçek… ve nefes aldığımız her an pek çok duygunun yanında üzülmek, incinmek, canı yanmak, hayal kırıklıkları, haksızlıklar gibi gayet olağan duygular da var.

Bu yazıyı paylaş

Çocuklar Ailelerin Bir Uzantısı Değil

2013’te Ohio State Üniversitesi & Utrecht Üniversitesi’nin yaptığı araştırma çocuklarını kendi uzantısı olarak gören ailelerin kendilerinin başarılı olamadıkları, içlerinde kalan ya da belki de çok iyi yaptıkları sporlara ya da hobilere çocuklarını yönlendirme konusunda baskıcı olduklarını gösteriyor.

Dr. Shefali’nin öncülüğünü yaptığı Duyarlı Ebeveynlik yaklaşımı, çocukları kendi uzantımız olarak algıladığımızda tüm duygusal yükümüzü onlara yüklediğimizi söylüyor. Duyarlı ebeveyn; çocukların kendi ilgi alanları, ruhları olduğunu ve bireysel özgür fikirlerini ifade etmeleri gerektiğini bilir. Çocukların ailenin mülkü olmadığını anlar.

Bu yazıyı paylaş

Birlikte Gülmek Bağınızı Güçlendirir

Çocuğunuzla veya eşinizle veya ailece hep birlikte gülmek bağımızı güçlendirir; çünkü sadece güven duyduğumuz kişilerle gerçekten kahkaha atabiliriz.

“Birlikte gülen bir aile birlikte kalır” diye bir yabancı atasözü var. Gülmek, öfkeyi dağıtan, insanları birbirine yaklaştıran, sıkıntıların hafiflemesine yardımcı olan çok güçlü bir araç. Bir yandan da bulaşıcı özelliği var. Yani neşe hali kolayca tüm aileyi sarıp sarmalayabilir.

Bu yazıyı paylaş

Sakin Kalmak Olgun Davranmaktır

Çocuklar duygularıyla başa çıkma becerisini henüz geliştirmedikleri için arada öfke nöbetlerine şahit olabilirsiniz. Böyle durumlarda bakım veren kişinin sakin kalması çocuğa model olmak açısından çok önemli. Yetişkin davranışını modelleyerek öğrenen çocuklar için olumlu örnek oluşturmak çok kıymetli.

Bu yazıyı paylaş

Çocuklara Seçenekler Sunun

Çocuklara yemeyi tercih ettikleri yemekler, okumayı istediği kitaplar veya o gün giyebileceği kıyafetler ile ilgili seçenekler vermek; onların hem iyi karar verebilme becerilerini destekler hem de özgüvenlerini besler.

Buradaki anahtar sizin onayladığınız seçenekleri sunmaktır. Örneğin; “maymunlu kazağı mı; dinazorlu kazağı mı giymek istersin?” Ya da “bugün bu kazaklardan hangisini giymek istersin?” gibi. Yani hava soğuksa mutlaka kazak giyilecek; ama hangisi olduğunu seçme özgürlüğü var.

Bu yazıyı paylaş

Kökler Sağlamsa Rüzgardan Korkmak İçin Sebep Yoktur

Aile olarak hayat her an huzur ve sakinlik içinde geçmez. Her bir aile üyesinin zor ve sıkıntılı dönemleri olur ve bunlar diğer kişilere farklı şekillerde yansır. Eğer o kişi anlaşılamadığını ve yalnız kaldığını hissediyorsa bu yansıma genelde öfke şeklinde olur.

Bu dönemleri ailenin birlik ve beraberlik içinde, temel değerlerini hatırlayarak ve o değerlerin oluşturduğu köklerden güç alarak geçirmesi bu süreçlerin daha kolayca akmasını sağlar.

Bu yazıyı paylaş

Anne Olmak Gücünü Fark Etmeyi Öğrenmektir

Bazı anlarda annelik ya da ebeveynlik çok kolay ve akışta hissedilirken; kimi anlarda çok zorlayıcı olabilir. O karanlık anlarda korkarız, tamamen çaresiz ve ne yapacağımızı bilemez hissederiz.

Aldığım en büyük ders, o karanlık anları da kucaklamak gerekliliği…. onlardan kaçmamak; orada, o anda var olmak ve korkuyla yüzleşmek. Bizlere bazı duyguların iyi, bazılarının kötü olduğu öğretildi. Fakat gerçek şu ki; tüm duygular gerçek ve bir amaca hizmet ediyorlar.

Bu yazıyı paylaş

Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun

Biz kadınlara ve annelere baktığımda; içimizden taşan sevginin büyüklüğüne ve derinliğine inanamıyorum. Eşimize, çocuğumuza, ailemize, arkadaşlarımıza, işimize, mahallemizdeki insanlara, hayvanlara, çevremize verecek ne çok sevgimiz var.

Fakat konu kendimiz olunca bazen en acımasız eleştirileri, yorumları, suçlamaları kendimiz, kendimize yapıyoruz.

Bu yazıyı paylaş