Çocuğunuz Sizden Farklı Olabilir Mi?

Çocuğunuz Sizden Farklı Olabilir Mi?

Hepimiz çocuklarımızın olabilecekleri en iyi eğitimli, en iyi huylu, en gurur duyacağımız insanlara dönüşmeleri hayalini taşıyoruz. Peki bu kafamızdaki fikirler, doğrular — olması gerektiğine inandıklarımız nereden geliyor? 

Birkaç yerden kaynaklı olabilir: 

  1. Kendimiz büyürken yapamadıklarımız, sahip olamadıklarımız,
  2. Anne babamızdan bize işlenenler,
  3. Çocuğumuz için her zaman en iyisini istediğimiz gerçeği.

Ben küçükken atlara karşı büyük bir ilgim vardı; ve hep at binmek istedim. Ancak annem babamın beni evimize oldukça uzak olan Atlı Spor Kulübü’ne antrenmana götürmeye, ders aldırmaya zamanı yoktu. Onun yerine var olan çiftliğimize bir tane at aldılar, “madem istiyorsun, hadi bin bakalım” dediler. Fakat ben hep profesyonelce binmeyi istedim; yapamadım içimde kaldı. Şimdi eğer ben çocuğumdan böyle bir talebi olmadan; ya da kendi isteği olmadan illaki ata binmelisin diye onu zorlarsam bu ona kendi hayallerimi yüklemek olur. Bunun pek çok örneği var; kendi gidemediği okula göndermek istemek, yapamadığı sporu yaptırmaya çalışmak, kendimiz ekonomik yoksunluk çektiysek aman o çekmesin diye her şeyi çok fazla verip kıymet öğretememek; vb.  

Eğer anneniz hep çok titiz ve korumacıydıysa, kirlenmenizi, terlemenizi, en ufak bir risk faktörü içeren hiçbir şeyi yapmanızı istemeyen biriydiyse ve eğer siz de çocuğunuzu büyütürken farkında olmadan “aman kirlenme, ay sakın koşma terleme” gibi cümleleri ağızınızdan çıkarıyorsanız; “bunları ben mi söylüyorum; yoksa bunları bana içime işleyen annemin doğruları mı söyletiyor?” diye düşünebilirsiniz. Öncelikle bunun ayrımını yapmak lazım. İkinci olarak bu inançlar size ve çocuğunuza; sizin çocuğunuzla ilişkinize ne kadar hizmet ediyor? Onu fark etmek lazım. 

Tabii ki hepimiz çocuğumuz için en iyisini istiyoruz. Ama “en iyi” nedir? Kime göre en iyi? Neye göre en iyi? Belki siz çocukken derslerinizi mum gibi dikkatle dinleyen, her dönem takdir getiren, aynı zamanda katıldığınız sosyal kulübün de başkanlığını yapan bir çocuktunuz ve çocuğunuzun da tıpkı sizin gibi bir insan olmasını istiyorsunuz. Harika. Tabii ki olabilir. İsteyebilirsiniz. Ama onun ders çalışma ve öğrenme yöntemi farklı olabilir. Belki takdir değil; teşekkür alabilir. Belki bir dönem hiçbirini de almayabilir. Belki kulüp başkanı olmayacak; başka bir alanda başka sevdiği bir alanda varlık gösterecek. 

Burada önemli olan; çocuğunuzun sizin bir kopyanız olmadığını, bazı şeyleri sizin gibi yapmak zorunda olmadığını öncelikle fark etmek ve kabul etmek. 

Bunları fark ederken kendi beklentilerinizi net bir şekilde görmek, kaynağını bulmak ve içinizdeki çocuğu iyileştirmek için kendi üzerinizde çalışmak. 

Daha sonra onu gözlemlemek, olduğu gibi görmek, tanımaya çalışmak, kabul etmek… 

Onun yeteneklerini, güçlü ve zayıf yönlerini yargısızca, etiketlemeden belirleyip; onu desteklemek. 

Ona kendi eşsiz kişiliğini keşfetme yolculuğunda baskı yapmadan, kendiniz gibi olmasını beklemeden rehberlik etmek. 

Kendi hayat yolculuğunu gerçekleştirirken bazen yanında yürümek bazen de uzaktan gözlemlemek. 

Çocuğunuz size her ne kadar benziyor olsa da; bu dünyaya sizin küçük bir kopyanız olmak, sizin hayallerinizi gerçekleştirmek, sizin doğrularınızla yaşamak, sizi temsil etmek için gelmedi. O; kendi biricikliğini gerçekleştirmeye, kendi yolunu bulmaya, KENDİ OLMAYA geldi. 

Sizin rehberliğinizde olduğu gibi görülen, kabul gören, sevildiğini hisseden çocuk hayal kurmaktan korkmayacak, tüm potansiyelini gerçekleştirecek ve sizi çok ama çok gururlandıracaktır. Bundan emin olabilirsiniz. Yeter ki ona güvenin. 

Bunları okumak size neler hissettirdi? 

Yapamadığınız, sahip olamadığınız için çocuğunuza yüklediğiniz neler var? 

Aslında size hizmet etmeyen; ama anne babanızdan içinize işlediği için otomatik yaptığınız hangi davranışları / cümleleri fark ediyorsunuz? 

“Benim doğrum bu” “Bana göre böyle olmalı” deyip çocuğunuzun da aynısını yapmasını beklediğiniz neler var? 

Bunları çocuğunuza yüklediğinizde çocuğunuzla iletişiminizde neler fark ediyorsunuz? 

Benimle paylaşırsanız çok sevinirim. 

İçten sevgilerimle…

Bu yazıyı paylaş

There are 2 comments

  1. Ben 2.5 yaşında kız torununu büyüten bir anneneyim. Tek evladım var boşanmak üzere çok gergin olduğu zamanlar oluyor onu büyütürken çok koruyucu bir anneydim fakat 0 6 yas döneminde yemeğini kendi yiyor el becerilerini destekliyor onu büyük insan gibi dinliyordum.Babamiz otoriter ve eleştirici olduğundan açığı bazen esnek davranıp kaygılı bir annede oldum.universite eğitimini tamamladı işine girdi fakat dengi olmayan farklı kültürde bir insanla evlendi dengi olmayan tahsil görgü 7 yıl sonra anladı yurt dışında gerçekleri görüp büyük hayal kırıklığı yaşadı ve döndü mesleğini yapıyor medenice ayrılıyor fakat benimle sorununun olduğunu söylüyor.ben mudahele ediyormuşum dikkat ediyorum ama hem bebek hem eşimin bakımı yoruyor en ufak bir konuda terliyor ilişkimizi düzeltmemiz gerektiğini söylüyor destekte alıyor nasıl yaklaşacağını bilemiyorum

    24 Haziran 2020, 23:00
    1. Merhaba, geç yanıtım için özür dilerim.

      Kızınız fazla korumacı olduğunuzu düşünüyorsa sizin müdahale ettiğinizi hissediyor olabilir.
      Ona güvendiğinizi hissetmeye ihtiyacı olabilir. Belki siz yol göstermek, onu korumak ya da yardımcı olmak adına hayatıyla ilgili sorular soruyorsunuz ya da yorum yapıyorsunuz; ama o her dediğinizi müdahale olarak algılıyor olabilir. Bu yıllar içinde birikimin sonucu da olabilir… Şu anda sadece zor bir dönemden geçtiği için sinirleri bozuk olduğundan da olabilir.

      Onun en doğrusunu yapacağına dair inancınızı ve güveninizi hissettirin. Bir süre yorum yapmayın ya da soru sormayın. Bir şey anlattığında sadece dinleyin ve yanında olduğunuzu hissettirin. Geçmişe dönük hiçbir yargı ifadesi kullanmayın. Hep ileriye dair yanında olduğunuzu söyleyin sadece. Sonuçları gözlemleyin. Benimle de paylaşırsanız çok sevinirim. İçten sevgilerimle…

      2 Temmuz 2020, 14:42