Ay: Temmuz 2020

ÇOCUĞUM BENİ DUYSUN

Sakinleşmenin ve daha sakin kalmanın yöntemlerini konuştuk. Şimdiye kadar paylaştıklarımı uygulayıp işe yaradığına dair bana ilettiğiniz mesajlar için çok teşekkür ediyorum. 

Peki sakin kalarak çocuğunuza kendinizi nasıl duyuracaksınız? Şimdiye kadar “bağırmadan beni duymuyor” diye düşündüyseniz; söylemek istediklerinizi nasıl ileteceksiniz? 

  1. Önce ilişkiyi kurun: Hep söylediğim gibi ebeveynliğin %80’i kurduğunuz bağlantı. Çocuğunuzla sevgi, anlayış, kabul temelinde bir ilişki içinde olmak sesinizi duyması için ilk şart. Siz onu dinleyip, fikirlerine saygı duyuyorsanız; onun da size aynı şekilde yaklaşması çok muhtemel. 
Bu yazıyı paylaş

Daha Sakin Kalmak İstiyorum

Öfke konusundaki yazı dizimde gelelim sakin kalmanın yöntemlerine. 

  1. Sizi tetikleyen şeyleri bilin: Dünkü “Beni Neler Tetikliyor?” paylaşımda anlattığım gibi; öfke kontrolünün ilk adımı tetikleyen şeyleri teşhis etmek. Henüz sizi her defasında tetikleyen davranışları belirlemediyseniz lütfen paylaşımı tekrar okuyun ve bunları belirleyin. Eğer neyin tetiklediğini bilirseniz; önlemek için daha fazla şansınız olur. 
  1. Uyarın: Nelere sinirlendiğinizi belirlediğinize göre; bu davranışlar sergilenmeye başladığında çocuklarınızı henüz kızgınlık ölçeğinin 2. basamağındayken uyarabilirsiniz. Önceden ufak uyarılar vermek her zaman işe yarar. Örneğin; saat 20:30’da yatmaya gidilecek. “Hadi” demek için 20:30’u beklemek yerine; 20:15’te “çocuklar uyku saatine son 15 dakika, biraz daha oynayın; ama sonra oyuncaklarınızı birlikte toplayacağız ve uyku için hazırlanacağız.” diye bir uyarı verebilirsiniz. Sonra bu uyarıyı 10 dakika kala ve 5 dakika kala da yapabilirsiniz. Böylece çocukları hazırlamış olursunuz; çünkü hazırlamadığınızda hem sizin hem de onların açısından kriz çıkma olasılığı çok daha yüksek. Bu uyarıları her konuda yapmak mümkün, arkadaşlarının evinden ayrılmaları gerektiğinde, parktan çıkmadan, yemeğe oturmadan vs. Planları siz yapıyorsunuz, kararları alıyorsunuz, ve harekete geçiyorsunuz; ama onların da bunun bir parçası olmaya, haberdar edilmeye hakları var.
Bu yazıyı paylaş

Beni Neler Tetikliyor?

Daha sakin kalmanın yöntemlerinden ilki sizi tetikleyen şeyleri teşhis etmek. Bu yazıda en yaygın gördüğümüz örnekleri derledim. Tabii ki herkesin tetikleyici faktörleri farklı. Fakat her birimizin neler karşısında kızgınlık ölçeğinde tırmandığımızı keşfetmemiz gerekiyor. 

  1. Geç kalmak: Söz verdiğiniz her yere gecikiyorsunuz; çünkü evden çıkmak bir dert. Çocukları okula bırakacaksınız sonra kendi işinize yetişeceksiniz; ama yataktan bir türlü çıkmıyorlar, sonra kıyafet beğenmiyorlar, sonra kahvaltılarını oyalanarak ediyorlar, ayakkabılarını giymeyi red ediyorlar… bütün bunlarla mücadele ederken sizin bir gözünüz sürekli saatte, yine geç kaldınız!! “Hadi çocuğum, hadi yavrum, hadi dedim sana…” Ton giderek yükseliyor, derken bir bakmışsınız ölçekte 4-5’e gelmişsiniz bile. 
Bu yazıyı paylaş

Kızgınlık Ölçeği

Çocuğumla sakince iletişim kurmak istiyorum; ama birden kendimi bağırırken buluyorum ve sonrasında da suçluluk beni ele geçiriyor diyen tüm ebeveynler için yazı dizim devam ediyor.

Aslında kızgınlık genelde öyle birden bire gelmiyor; yavaş yavaş içimizde tırmanıyor ve birikiyor. Ve biz öfkemizin tırmanmanın hangi aşamasında olduğunu bilirsek; patlamayı engelleyerek daha sakince olaylara yaklaşabiliriz. Kızgınlık ölçeğinde seviyeler:

Kızgınlık ÖlçeğiBirinci Seviye: İyi ve rahat hissediyorum.

Kızgınlık Ölçeğiİkinci Seviye: Hala iyiyim ama bazı şeylerden biraz rahatsızım.

Kızgınlık ÖlçeğiÜçüncü Seviye: Vücudumda gerginlik hissetmeye başladım. Sinirlenmeye başladım. Birilerine söylenebilirim.

Kızgınlık ÖlçeğiDördüncü Seviye: Muhtemelen bağırıyorum. Vücudum gergin, dişlerim sıkı. Sinirliyim.

Kızgınlık ÖlçeğiBeşinci Seviye:  Bağırıyorum, kalbim hızlı çarpıyor, ellerim sımsıkı kapanmış. Çok sinirliyim.

Örneğin; çocuğunuz kardeşiyle salonda yerde oturarak sakince oyun oynadığı zaman hiç sorun yok. Hayat güzel, siz sakinsiniz. 1. seviyedesiniz.

Çocuğunuzun salonda kardeşiyle koşarak ve eşyalara çarparak gürültüyle oyun oynamasını sevmiyorsunuz. O şekilde oynamaya başladılar ve rahatsızlık duyuyorsunuz. 2. seviyedesiniz.

Bu yazıyı paylaş

Bağırmanın 3 Çeşidi

Geçenlerde yazdığım “Bağırmadan Beni Dinlemiyor” yazısına gelen mesajlar ve yorumlar üzerine bu konuda bir yazı dizisi yapmaya ve bu  konuyu derinlemesine ele almaya karar verdim. Önümüzdeki 4 gün boyunca sakin kalabilmenin ve çocuğumuza sesimizi bağırmadan duyurabilmenin yöntemleri üzerine paylaşımlar yapacağım.

Bugün bağırmak deyince ne anlıyoruz? Her ses yükseltme bağırmak mı sayılır? ya da Kabul edilebilir bağırmak diye bir şey var mıdır? diye düşünürken Bağırmanın 3 Çeşidi’ni incelemek istedim.

Bu yazıyı paylaş

Bağırmadan Beni Dinlemiyor

“Ebeveynlik yolculuğumun çok başında öğrendim ki; sesimi yükseltmek çocuklarımın benden korkarak bana itaat etmelerini sağlayabilir; ama onlara benden korkmaktan, hatalarını ve sorunlarını benden saklamaktan, ve kendileri kızgın veya üzgün olduklarında kendi seslerini yükseltmekten başka bir şey öğretmez.
Oysa sakince konuşmak; onları bana yaklaştırır, sakinleştirir, güven verir, ve küçük kulaklarını ve kalplerini benim sözcüklerime, düşüncelerime ve onlara vermek istediğim hayat derslerine açar.
Bu yazıyı paylaş