Ay: Ocak 2020

Duyguya EVET Diyebilmek Ne Demek?

Davranışa hayır deseniz de; duyguya evet deyin.

Bu cümle Daniel Siegel’ın Dramsız Disiplin kitabında geçiyor ve bana yeni yazım için ilham verdi.

Anne babalar olarak çoğunlukla davranış düzeyinde yargılıyoruz çocukları.

Çok yaramaz oldu bu çocuk, her yeri dağıtıyor / kirletiyor.

Bu yazıyı paylaş

Çocuklara Sarılmanın Uzun Vadeli Etkileri

Geçtiğimiz günlerdeki “Sevdiklerinize Sarılın” paylaşımında sarılmanın iyileştirici gücünden bahsetmiştim. Bugün de çocuklarımıza sıklıkla sarıldığımızda bir yaşam boyu onlara hangi pozitif etkileri oluyor onu konuşalım istedim.

Doğumdan başlayarak kurulan sıcak tensel temas güvenli bağlanmanın temelini atıyor. Bebekle sık sık sarılma, emzirme, günlük yapılan masaj gibi dokunarak yapılan temaslar anne bebek ya da baba bebek arasındaki bağlantıyı güçlendiriyor. Dokunmanın ve sarılmanın büyüdükçe de yakınlığın ifadesi olarak devam etmesini öneriyorum; çünkü yaşamın her aşamasında o kurulan bağlantının hatırlanmasını ve hissedilmesini sağlıyor.

Bu yazıyı paylaş

Hayalinizdeki Ortama İletişimle Kavuşabilirsiniz

“Ev” sizin için ne ifade ediyor? Evinizde kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Nasıl bir ortamda, kimlerle yaşıyorsunuz? Daha fazla hangi duyguları deneyimlemek isterdiniz?

Birlikte gözden geçirmek ister misiniz?

  • GÜVENLİ – Aile birliği içinde kendinizi güvende hissediyor musunuz? İhtiyacım olduğunda her an benim yanımda dururlar hissiyatını yaşayıp yaşatabiliyor musunuz?
Bu yazıyı paylaş

Sarılmanın İyileştirici Gücü

Dün dünya sarılma günüydü; bundan ilham alarak sarılmanın iyileştirici gücü üzerine yazmak istedim.

Aile terapisti Virginia Satir diyor ki; “Hayatta kalmak için günde dört sarılmaya, hayatı koruyucu bakımla geçirmek için günde sekiz sarılmaya, büyümek için günde 12 sarılmaya ihtiyacımız var.” Bu kadarı da fazla ya da abartılı dediğinizi duyar gibiyim; ama değil. Bence ne kadar fazla sarılırsak o kadar iyi.

Sarılmanın bizleri daha sağlıklı ve mutlu yaptığı kanıtlanmış bir bilimsel gerçek. Nasıl mı?

Bu yazıyı paylaş

Tepkilerim Duygularıma Göre Değişir

Çocuğunuz bir gün bir şey yaptığında gülüp geçtiğinizi, belki de gerçekten komik bulduğunuzu fakat bir başka gün aynı hareketi yaptığında tahammül edemeyip sinirlendiğinizi hatta bağırdığınızı fark ettiğiniz oldu mu?

Aslında çocuk her gün olduğu gibi oyuncaklarını fazlaca dağıtmış olabilir. Bir gün ona tatlılıkla “haydi oyuncaklarını birlikte toplayalım” gibi işbirlikçi ve şefkatli bir tavırla yaklaşıyorken; bir başka gün “bıktım senin bu dağınıklığından, kaç kere söyledim oyun bitince oda toplanacak diye…” vs gibi öfkeli bir şekilde söylendiğiniz zamanları yakaladınız mı kendinizde?

Bu yazıyı paylaş