Ay: Mayıs 2019

Mükemmel Değil Yeterliyim

Bir önceki paylaşımımda hayatlarımızı mükemmel göstermekle ilgili Bréne Brown’un dünyada en çok izlenen TED konuşmalarından biri olan “Kırılganlığın Gücü” başlıklı konuşmasından alıntı yapmıştım.

Bréne Brown diyor ki; “Daha çocuğumuz doğduğu gün onu kucağımıza aldığımız anda “şuna bakın, ne kadar mükemmel. Benim işim onu bu mükemmellikte tutmaya devam etmek“ diyoruz. Halbuki bizim işimiz bunu demek değil; bizim işimiz ona “mükemmel olmadığını biliyorum, sen bu dünyaya mücadeleye hazır halde geldin. Sevilmeye ve ait olmaya değersin ve bu benim işim demeliyiz.” diyor.

Bu yazıyı paylaş

Mükemmel Olmadığını Biliyorum

Hayatlarımızı mükemmel göstermek ya da mükemmelmiş gibi gösterince öyleymiş gibi bir yanılgı içinde yaşamak daha mı kolay acaba?

Peki ya daha tehlikeli boyutta aynı şeyi çocuklarımıza yapıyorsak? Onları da mükemmel sanıyoruz ve kafalarımızdaki mükemmeliyet çerçevesine girmeyen bir davranış gösterdiklerinde hayal kırıklığımızı saklayamıyoruz. Göstermemeye çalışmak bilincinde olsak bile onlar zaten bir bakışımızdan, ses tonumuzdan, duruşumuzdan anlıyorlar, hissediyorlar.

Bu yazıyı paylaş

Çocuklarımızda Utancı Empatiyle Yenebiliriz

Utancı yaşamayanımız var mı? Hepimiz hayatımızın bir anında ya da bir döneminde utançla tanışmışızdır ve bazen bu duygu gerçekten başa çıkılması zor bir hal alabilir.

Bazen fiziksel görünümümüzden, bazen söylediğimiz yanlış ya da aptalca bir şeyden, bazen yaptığımız bir hatadan, bazen duygularımızı ortaya koymaktan, bazen de kendimiz olarak varlık göstermekten utanırız. Çünkü altta yatan bir başarısızlık, yetersizlik ya da değersizlik endişesi vardır.

Bu yazıyı paylaş

Farkındalığınızı Yeterince İfade Edebiliyor musunuz?

Hakkımızda iyi bir şey duymak hepimize iyi gelir. Bir iltifat aldığımızda kendimizi çok daha iyi hissederiz bazen o birkaç sözcük tüm günümüzü aydınlatır. O gün aynaya daha olumlu bakarız, hayata ve çevremizdekilere karşı kabulümüz artar.

Bu bizim için bu kadar etkiliyse; niçin başkalarına özellikle de çocuklarımıza ve eşimize iltifat konusunda o kadar da bonkör davranmıyoruz? Genelde eleştirilerimizi, etiketlerimizi, şikayetçi olduğumuz konuları sıralamakta pek zorlanmıyoruz. Fakat iyi yaptıkları ya da iyi oldukları şeyleri ifade etmekte eksik kalıyoruz.

Bu yazıyı paylaş

Cesaret Kırılganlıkla El Ele Yürür

Geçen akşam Bréne Brown’un Netflix’te yayınlanan “Cesarete Çağrı” isimli konuşmasını izledim. Orijinal ismi: The Call to Courage. O kadar etkileyici bir konuşma ki; bazen güldürüyor bazense gözlerinizi dolduruyor.

Oradan aldığım ilhamla bu sözleri düşündüm. Cesaret kırılganlıkla el ele yürür. Yani hep bir aradadır. “Kırılganlığın anlamında belirsizlik, risk ve duyguların ifşası var. Bunların olmadığı bir cesaret örneği verebilir misiniz?” diye soruyor Bréne Brown. Hayata karşı cesur olduğumuz anda tehlikelere ve risklere karşı ekspoze oluruz. Bu cesaretin gerekliliğidir.

Bu yazıyı paylaş

Mutluluk İçin Bütün Çocuk Yaklaşımı

Çocuklar okula giderek tabii ki iyi bir eğitim alacaklar ve pek çok beceri edinecekler. Fakat gerçek mutluluk sadece iyi bir eğitimle gelmiyor.

Çocukları tek başına eğitim ya da spor başarısı için değil; bir bütün olarak gelişime teşvik etmek gerekiyor. Odağımız özerklik, duygu yönetimi, sorumluluk, sosyalleşme, uyum ve kendini keşfederek gerçekleştirme olmalı.

Bu yazıyı paylaş

“Fazla Ebeveynlik” Yapmadan Başarılı Çocuklar Nasıl Yetiştiririz?

Bir tarafta çocuklarının hayatıyla, eğitimiyle, yetiştirilmesiyle çok ilgilenmeyen bir ebeveynlik modeli var; diğer tarafta da çocuklara zarar verecek derecede “Fazla Ebeveynlik” yapan bir model var. Bu modeldeki ebeveynler eğer çocuklarını her sıkıntıdan korumazlarsa, her olaya dahil olmazlarsa, her dakikalarını yönetmezlerse ve onları iyi bir üniversite veya kariyere yönlendirmezlerse; çocuklarının başarılı olamayacağını düşünüyorlar.

Bu yazıyı paylaş

Ancak Konfor Alanından Çıkınca Gelişim Alanına Adım Atarsın

Konfor alanındayken hayat hepimiz için kolay. Bu çocukken de böyle, yetişkinken de… Ancak konfor alanından çıkınca gelişim alanına adım atıyoruz.

Konfor alanımızda kendimizi bildiğimiz ortamda güvende hissederiz. Kontrolü elimizde tuttuğumuz hissiyatına sahibizdir. Konfor alanından çıktığımız anda önce “Korku Alanı”na gireriz; çünkü bir bilinmezliğe adım atmışızdır ve burada pek çok belirsizlik vardır. Bu alandayken tekrar konfor alanına dönmek için bahaneler üretmek isteyebiliriz, başkalarının düşüncelerinden kolayca etkilenebiliriz; çünkü konfor alanına dönmek kolay olandır. Korku alanı farkındalıkla azim ve direnç göstermemiz gereken yerdir.

Bu yazıyı paylaş

Anne-Babalığınızda Fabrika Ayarlarınızın Farkında Mısınız?

Bazen ebeveynliğin pozitif sonuçlar doğurması için çaba gösterilmesi gereken bir iş olduğunu unutuyoruz. İyi ebeveynlikte olağanüstü bir kişisel farkındalık olması gerekiyor. Yorgun, stresli, ve limitlerimizi zorlayan anlar yaşadığımızda neler yaptığımıza dönüp bakmalıyız. Bunlar bizim “fabrika ayarları”mızdır. Fabrika ayarlarımız daha iyi bir yol seçemeyecek kadar yorgun olduğumuzda verdiğimiz tepkiler ve yaptığımız davranışlardır.

Bu yazıyı paylaş